<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>

<rss version="2.0">
<channel>
<title>basindaharunyahya.com RSS</title>
<description>basindaharınyahya.com İçeriği</description>
<link>http://www.basindaharunyahya.com</link>
<language>tr</language>
<category>basındaharunyahya</category>
<!--/images/Article/iyilerle_ittifak_etmeyi_ertelemek_dogru_olmaz_tr.jpg-->
		<item>
		<pubDate>2011-08-15</pubDate>
		<title><![CDATA[İyilerle İttifak Etmeyi Ertelemek Doğru Olmaz - ORTADOĞU]]></title>
		<description><![CDATA[<img src="/images/Article/iyilerle_ittifak_etmeyi_ertelemek_dogru_olmaz_tr.jpg" style="float:left; padding-right:10px; padding-bottom:10px;" />Yaşadığımız dünyada kötülük için çaba harcayan çok sayıda insan bulunmaktadır. Bu insanlar, sahip oldukları kötü özellikleri tüm insanlara yaymak, onları bu kötülüklerin etkisi altına almak için, şeytanın da sevkiyle işbirliği halindedirler. Günümüzde son derece etkili bir hale gelen kötülerin ittifakına karşı, iyilerin de zorlukları göze alarak vakit kaybetmeden birbirleri ile ittifak etmeleri ve var güçleriyle kötülüklere karşı koymaları gerekmektedir. 
 
İçinde yaşadığımız dönem, insanların birbirlerinin hatalarını, eksikliklerini araştırmalarının, her insana bir kabahat bularak onu gözden çıkarmalarının zamanı değildir. Aksine “Ben Müslümanım” diyen, “Ben vicdanlı, iyi bir insanım” diyen herkes ittifak etmeli, kötüleri güçlendirecek ve cesaretlendirecek her türlü davranıştan kesinlikle kaçınmalıdır.
 
Tüm iyi hasletlerini kaybetmiş, acıma duygusunu yitirmiş, manevi değerleri tamamen göz ardı eden insanların ortaya koydukları zulüm ve kötülüklere engel olmak için vicdan sahibi inançlı insanların ittifak ederek, yeryüzünde kötülüğün yerine iyiliğin ve güzelliğin hakim olması için yoğun bir çaba içine girmeleri gerekmektedir. Yeryüzündeki zulüm ve bozgunculuğu önlemenin tek yolu müminlerin ittifak içinde hareket etmeleridir.]]></description>
		<link><![CDATA[http://www.basindaharunyahya.com/?Pg=WorkDetail&Number=4224]]></link>
		</item>
		<!--/images/Article/hadis-i_seriflerde_cennet_tasvirleri__tum_nimetlerin_en_ustunu__allahin_rizasi_tr.jpg-->
		<item>
		<pubDate>2009-09-19</pubDate>
		<title><![CDATA[Hadis-i Şeriflerde Cennet Tasvirleri: Tüm Nimetlerin En Üstünü: Allah'ın Rızası - ÖNCE VATAN]]></title>
		<description><![CDATA[<b>Allah, mümin erkeklere ve mümin kadınlara içinde ebedi kalmak üzere, altından ırmaklar akan cennetler ve Adn cennetlerinde güzel meskenler vaadetmiştir.Allah'tan olan hoşnutluk ise en büyüktür. İşte büyük kurtuluş ve mutluluk budur</b>. (Tevbe Suresi, 72)

Cennetteki tüm nimetlerden çok daha üstün olan en büyük nimet, Allah'ın rızasıdır. Müminin Allah'ın rızasını kazanabilmiş olmasından dolayı hissettiği sevinç ve huzurdur. 

Müminlerin Allah'ın rızasını kazandıklarını hissetmelerinin en çarpıcı ifadesi ise, Yüce Allah'ın onlara görünecek şekilde tecelli etmesidir. Dünyada bu durum olanaksızdır, çünkü ayette belirtildiği gibi, <b>"gözler O'nu idrak edemez..." </b>(Enam Suresi, 103). Ancak Kuran'da bildirildiğine göre, Yüce Rabbimiz Allah, ahirette mümin kullarına belirli bir şekilde tecelli ederek gözükecektir. Bunun nasıl olacağı ise Allah Katındadır. Allah'ın rızasını kazanmış olmak, hiçbir maddi güzellikle karşılaştırılamayacak kadar büyük bir sevinç ve mutluluk verir insana.]]></description>
		<link><![CDATA[http://www.basindaharunyahya.com/?Pg=WorkDetail&Number=14107]]></link>
		</item>
		<!--/images/Article/sizin_icin_sectiklerimiz__turk-islam_birligine_cagri_tr.jpg-->
		<item>
		<pubDate>2009-09-19</pubDate>
		<title><![CDATA[Sizin İçin Seçtiklerimiz: Türk-İslam Birliğine Çağrı - ÖNCE VATAN]]></title>
		<description><![CDATA[<a href="http://turkislambirliginecagri.com" class="SidesTableText" target="_blank">turkislambirliginecagri.com</a>

Türk-İslam Birliği, bir sevgi birliğidir, muhabbet birliğidir, gönül birliğidir. Bu birliğin temeli, sevgi, fedakarlık, yardımseverlik, merhamet, hoşgörü, anlayış ve uzlaşıdır. Ayrıca insana saygı, sanatta, bilimde ve teknolojide en yüksek noktaya ulaşmak birliğin hedefidir. Birliğin kurulmasıyla, sadece Türk toplumları ve Müslümanlar değil, tüm dünya aydınlığa kavuşacaktır.

Ekonomisi güçlü bir Türk-İslam alemi, Batı dünyası ve diğer toplumlar için de önemli bir refah kaynağı olacaktır. Bu toplumlar karşılarında güven içinde, tedirginlik duymadan iş birliği yapabilecekleri, ticari faaliyet içinde olabilecekleri bir güç bulacaklardır. Ayrıca Batılı kurum ve kuruluşların sürekli olarak bu bölgelerin kalkınması için aktardıkları fonlara da gerek kalmayacak, bu fonlar dünya ekonomisinin güçlenmesi için kullanılacaktır. Bu doğrultuda Türk milletine çok büyük görev düşmektedir. Türkiye'nin görevi tüm dünyaya huzur, refah ve bereket getirecek bu Türk-İslam aleminin lideri olmasıdır. Türk-İslam aleminin liderliği dünya tarihinin en büyük vazifelerinden birisidir.  
]]></description>
		<link><![CDATA[http://www.basindaharunyahya.com/?Pg=WorkDetail&Number=14106]]></link>
		</item>
		<!--/images/Article/allah’in_isimleri__sani_sanatci_nihayetsiz_guzellikleri_sanatinin_icinde_yaratan_tr.jpg-->
		<item>
		<pubDate>2009-09-19</pubDate>
		<title><![CDATA[Allah’ın İsimleri: Sani (Sanatçı, Nihayetsiz Güzellikleri Sanatının İçinde Yaratan) - ÖNCE VATAN]]></title>
		<description><![CDATA[<b>Dağları görürsün de, donmuş sanırsın; oysa onlar bulutların sürüklenmesi gibi sürüklenirler. Herşeyi 'sapasağlam ve yerli yerinde yapan' Allah'ın sanatı (yapısı)dır (bu). Şüphesiz O, işlediklerinizden haberdardır</b>. (Neml Suresi, 88)

Yeryüzünde yaratılan canlı ve cansız her varlıkta üstün bir aklın, sonsuz bir ilmin birçok deliline rastlamak mümkündür. Kuşkusuz bunlar Yüce Allah'ın Alim sıfatısın tecellilerindendir. Ancak bu varlıklarda dikkat çeken çok önemli bir özellik daha vardır: çok ince bir sanat. Allah'ın 'Sani' sıfatı yarattığı herşeye son derece estetik bir görünüm, kusursuzluk, ince ve benzersiz bir sanat ve olarak yansır. Örneğin insan bedenini inceleyecek olursak kusursuz ve eksiksiz bir şekilde düzenlendiğini görürüz. Tüm organlar olmaları gereken yerlere yerleştirilmiş; örneğin gözlerin yeri ile göğüs kafesinde korunan kalbin yeri hem birçok hikmete binaen belirlenmiş, hem de göze en hoş görünecek şekilde yaratılmıştır. İnsan vücudunun dış görünümünde simetriyi sağlayan 'altın bir oran'dan bahsetmek mümkündür; nitekim ressamlar yaptıkları çizimlerde bu 'altın oranı' kullanmaktadırlar. Allah birbirinden çok farklı canlılarda yine 'Sani' sıfatını yansıtacak detaylar yaratmıştır. Tropikal bir kuşun kanatlarında ya da bir çiçeğin yapraklarında fosforlu renkler varken; bir kelebeğin kanatlarında çok farklı tonlar yaratılmıştır. Aynı şekilde bir sürüngen ile, bir kuşun veya bir deniz canlısının görünümü de şekil olarak birbirinden apayrıdır, hiçbir benzerlik taşımaz.

Rabbimiz olan Allah kusursuzca yaratandır.]]></description>
		<link><![CDATA[http://www.basindaharunyahya.com/?Pg=WorkDetail&Number=14105]]></link>
		</item>
		<!--/images/Article/onemli_gercekler__ahiret_yurduna_hazirlik_tr.jpg-->
		<item>
		<pubDate>2009-09-19</pubDate>
		<title><![CDATA[Önemli Gerçekler: Ahiret Yurduna Hazırlık - ÖNCE VATAN]]></title>
		<description><![CDATA[<i>“Kul, hayır ve şerriyle, tatlı ve acısıyla kadere inanmadıkça imanın halavetini bulamaz.”</i> (Hz. Enes r.a. Kütüb-i Sitte, 2. Cilt sf. 133)

<b>(Yer) Üzerindeki herşey yok olucudur; Celal ve ikram sahibi olan Rabbinin yüzü (kendisi) baki kalacaktır.</b> (Rahman Suresi, 26-27)

Mümin, hayatı boyunca, Allah’ın vadettiği ve kesin olarak gerçekleşecek olan sonsuz ahiret hayatına hazırlık yapar. Dünyanın çok kısa kalınacak, geçici, birçok eksikliklerle dolu, Allah’ın birçok hikmetle yarattığı bir imtihan yeri olduğunun farkındadır. Çok kısa kalacağı bu imtihan ortamından sonra, Yüce Allah’ın canını alacağını, bunun her an olabileceğini ve ardından da sonsuz ahiret hayatının başlayacağını bilir. ]]></description>
		<link><![CDATA[http://www.basindaharunyahya.com/?Pg=WorkDetail&Number=14104]]></link>
		</item>
		<!--/images/Article/hadis-i_seriflerde_cennet_tasvirleri__cennet_nesesini_yasamak_tr.jpg-->
		<item>
		<pubDate>2009-09-18</pubDate>
		<title><![CDATA[Hadis-i Şeriflerde Cennet Tasvirleri: Cennet Neşesini Yaşamak - ÖNCE VATAN]]></title>
		<description><![CDATA[Müslümanlar için dünyada en önemli nimetlerden biri ahirette cenneti kazanmayı umabilmeleridir. Allah dünyayı Müslümanların cennete özlem duyacakları şekilde yaratmıştır. Yüce Allah'ın ve ahiretin varlığına iman eden herkes, dünyada var olan nimet ve güzellikler karşısında hep cenneti hatırlayacak, bu nimetlerin geçici olduğunu bilerek cennetteki asıllarını isteyecektir. Nitekim böyle bir kimsenin cennete kavuşma isteği ve bundan duyduğu heyecan, tavırlarından, konuşmalarından, din ahlakını yaşama konusundaki samimi çabasından hissedilecektir. 

Müminler cennete kavuşma umudu taşımalarından dolayı sürekli bir heyecan içindedirler. Heyecan ve şevklerinin yanı sıra Rabbimiz'in benzersiz nimetlerine mirasçı kılacağı kişilere vaat edilen cennetle sevinç ve neşe içindedirler.

İmanın kazandırdığı akıl ve vicdanla, cenneti gereği gibi düşünebilen bir kimse, manevi derinliği ölçüsünde de bu nimetin farkında olarak yaşayacaktır. Cennetin önemine, hiçbir şeyle kıyas olmayacak değerine dikkat çekilen hadislerden bir kısmı şöyledir:]]></description>
		<link><![CDATA[http://www.basindaharunyahya.com/?Pg=WorkDetail&Number=14103]]></link>
		</item>
		<!--/images/Article/sizin_icin_sectiklerimiz__cozum_turk-islam_birligi_tr.jpg-->
		<item>
		<pubDate>2009-09-18</pubDate>
		<title><![CDATA[Sizin İçin Seçtiklerimiz: Çözüm Türk-İslam Birliği - ÖNCE VATAN]]></title>
		<description><![CDATA[<a href="http://cozumturkislambirligi.com" class="SidesTableText" target="_blank">cozumturkislambirligi.com</a>

Hemen her gün dünyanın farklı bölgelerinden çatışmaların, katliamların, saldırıların haberlerinin geldiği; mazlumlarının kanın aktığı; kadınların, çocukların, yaşlıların mağdur edildiği; binlerce insanın evlerini terk edip mülteci olmaya zorlandığı; terör eylemlerinin insanlara büyük korkular yaşattığı; pek çok insanın açlık sınırında yaşadığı kısaca fitnelerin ve kargaşanın dünyanın dört bir yanını sardığı bir dönemin içinde bulunmaktayız. Tüm bunlar Peygamber Efendimiz (sav)'in 1400 yıl önce yaşanacağını haber verdiği olaylardır. Peygamberimiz (sav) Müslümanlara karşılaşacakları bu olayları bildirirken, Müslümanların bu olaylarla karşılaştıkları dönemde neler yapmaları, nasıl önlemler almaları gerektiğini de bildirmiştir. Ahir zamanın büyük fitnelerinin yaşandığı bu dönemde Müslümanların en aciliyetli sorumlulukları birlik olmaktır. Bu sitede dünyayı yakan Darwinizm materyalizm ateşine karşı Türk-İslam Birliği'nin kurulmasının şart olduğu anlatılmaktadır.
]]></description>
		<link><![CDATA[http://www.basindaharunyahya.com/?Pg=WorkDetail&Number=14102]]></link>
		</item>
		<!--/images/Article/allahin_isimleri__samed_hacetlerin_bitirilmesi_izdiraplarin_giderilmesi_icin_tek_merci_olan_tr.jpg-->
		<item>
		<pubDate>2009-09-18</pubDate>
		<title><![CDATA[Allah'ın İsimleri: Samed (Hacetlerin bitirilmesi, ızdırapların giderilmesi için tek merci olan) - ÖNCE VATAN]]></title>
		<description><![CDATA[<b>Allah, Samed'dir (herşey O'na muhtaçtır, daimdir, hiçbir şeye ihtiyacı olmayandır).</b> (İhlas Suresi, 2)

Tüm evrende gerçek güç sahibi olan yalnızca Allah'tır. İnsanın karşılaştığı her türlü sıkıntıyı, zorluğu, ihtiyacı giderebilecek olan da ancak O'dur. İnsanlar kimi zaman kendilerini yaratan Rabbimiz'i unutup O'ndan başka veliler edinir; gücü, onuru ve yardımı onların yanında bulmaya çalışırlar. Oysa bu insanlar bir aldanış içindedirler; çünkü Allah'tan başka güç sahibi yoktur. Allah dilemedikçe hiç kimsenin bir başkasına faydası veya zararı dokunamaz. 

İnsan için her türlü sıkıntıdan kurtulmanın tek yolu 'bütün kuvvet ve onurun sahibi olan Yüce Allah'a sığınmaktır. Çünkü Rabbimiz, sıkıntı ve ihtiyaç içinde olup Kendisi'ne yönelen samimi kullarına icabet eder ve onların üzerindeki zorlukları, sıkıntıları kaldırır:]]></description>
		<link><![CDATA[http://www.basindaharunyahya.com/?Pg=WorkDetail&Number=14101]]></link>
		</item>
		<!--/images/Article/onemli_gercekler__allahin_sebeb_sanati_tr.jpg-->
		<item>
		<pubDate>2009-09-18</pubDate>
		<title><![CDATA[Önemli Gerçekler: Allah'ın Sebeb Sanatı - ÖNCE VATAN]]></title>
		<description><![CDATA[<i>"Ey kardeşim! Yeryüzünde kibirlilik taslamaktan, kendini üstün görmekten sakın! Alçak gönüllüğü itiyad edin. Allah sana güzel konuşma yeteneği vermişse bil ki Allah'tan yücesi yoktur.</i>" İmam Rabbani

<b>Allah, yazmıştır: "Andolsun, Ben galip geleceğim ve elçilerim de." Gerçekten Allah, en büyük kuvvet sahibidir, güçlü ve üstün olandır.</b> (Haşr Suresi, 21)

İnsanlar herşeyin oluşumunu belli sebeplere bağlarlar. ‘<b>Güneş olduğu için gölge olur’</b> mantığı insanların hayattaki mucizeleri görmelerini engeller. Bir çok insan için mucizeler <b>‘Sebepler Silsilesidir’</b>. Bu silsile şu şekilde oluşur; Örneğin:]]></description>
		<link><![CDATA[http://www.basindaharunyahya.com/?Pg=WorkDetail&Number=14100]]></link>
		</item>
		<!--/images/Article/hadis-i_seriflerde_cennet_tasvirleri__cennette_herkes_dunyada_yaptiklarinin_karsiligini_alacaktir_tr.jpg-->
		<item>
		<pubDate>2009-09-17</pubDate>
		<title><![CDATA[Hadis-i Şeriflerde Cennet Tasvirleri: Cennette Herkes Dünyada Yaptıklarının Karşılığını Alacaktır - ÖNCE VATAN]]></title>
		<description><![CDATA[Bir ayetinde, Allah <b>"O, amel (davranış ve eylem) bakımından hanginizin daha iyi (ve güzel) olacağını denemek için ölümü ve hayatı yarattı..."</b> (Mülk Suresi, 2) buyurarak insanın yaratılışındaki amacı bildirmektedir. Başka bir ayetinde de bu amacın bilincinde olmayan, boş ve amaçsız bir hayat yaşama gayesinde olan insanları <b>"Bizim, sizi boş bir amaç uğruna yarattığımızı ve gerçekten Bize döndürülüp getirilmeyeceğinizi mi sanmıştınız?"</b> (Müminun Suresi, 115) şeklinde sorguladığını bildirir. İnsan dünyada bulunduğu süre boyunca Kuran'a uymakla, her düşüncesinde ve tavrında Yüce Allah'ın rızasını aramakla, vicdanını kullanmakla, güzel ahlakı yaşamakla, salih amellerde bulunmakla sorumludur. Bu açık gerçeğe rağmen yaratılış amacından uzak yaşayan insanlar kendilerine bambaşka amaçlar edinirler. Oysa insanın yaptığı herşey, söylediği her söz, hatta aklından geçen tüm düşünceler, ahirette karşısına çıkmak üzere amel defterine yazılmaktadır. Allah'ın Kuran'da <b>"... yaptıklarınızdan muhakkak sorumlu tutulacaksınız" </b>(Nahl Suresi, 93) ve <b>"Yapmakta oldukları dolayısıyla her biri için dereceler vardır..."</b> (Enam Suresi, 132) ayetleriyle bildirdiği gibi insanlar her yaptıklarının karşılığını mutlaka ahirette alacaklardır. Bu gerçek bir hadiste şöyle haber verilir:]]></description>
		<link><![CDATA[http://www.basindaharunyahya.com/?Pg=WorkDetail&Number=14098]]></link>
		</item>
		<!--/images/Article/sizin_icin_sectiklerimiz__adnan_oktardan_hikmetler_tr.jpg-->
		<item>
		<pubDate>2009-09-17</pubDate>
		<title><![CDATA[Sizin İçin Seçtiklerimiz: Adnan Oktar'dan Hikmetler - ÖNCE VATAN]]></title>
		<description><![CDATA[<a href="http://adnanoktar-hikmetler.com" class="SidesTableText" target="_blank">adnanoktar-hikmetler.com</a>

Sayıın Adnan Oktar'ıın yaptıığıı Kuran ayetleri ve Peygamber Efendimiz (sav) hadisleri doğrultusundaki tüm tespitler teker teker gerçekleşmekte, söyledikleri bir bir olmaktadır. Bu sitede Sayın Adnan Oktar’ın açıklamalarından bazılarının gündemde nasıl yer aldığına dair gazete küpürlerine örnekler bulacaksınız. Sayın Adnan Oktar’ın ekonomik kriz, Türk-İslam birliğinin aciliyeti ve bu birliğin tüm dünya için önemi, barış ve kardeşlik, Türkiye’nin tüm dünya devletleri için önemi, komünist derin devlet çetesi ve bölücü örgütün arka planı, terörün çözümünün Kuran ahlakı olduğu gibi konulardaki açıklamalarını bu sitede okuyacaksınız. 2Olaylarıın tam da Sayıın Adnan Oktar'ıın dikkat çektiği ve tarif ettiği şekilde gelişmesini büyük bir ilgiyle takip edeceksiniz.]]></description>
		<link><![CDATA[http://www.basindaharunyahya.com/?Pg=WorkDetail&Number=14097]]></link>
		</item>
		<!--/images/Article/allahin_isimleri__rakib_butun_varliklar_uzerinde_gozcu_olan_butun_isleri_kontrolu_altinda_tutan_tr.jpg-->
		<item>
		<pubDate>2009-09-17</pubDate>
		<title><![CDATA[Allah'ın İsimleri: Rakıb (Bütün varlıklar üzerinde gözcü olan, bütün işleri kontrolü altında tutan) - ÖNCE VATAN]]></title>
		<description><![CDATA[<b>Ey insanlar sizi tek bir nefisten yaratan, ondan eşini yaratan ve her ikisinden birçok erkek ve kadın türetip-yayan Rabbinizden korkup-sakının. Ve (yine) kendisiyle, birbirinizle dilekleştiğiniz Allah'tan ve akrabalık (bağlarını koparmak)tan sakının. Şüphesiz Allah, sizin üzerinizde gözeticidir.</b> (Nisa Suresi, 1)

Allah yoktan yarattığı tüm varlıkları koruyup gözetendir. Uzayın derinliklerindeki yıldızlar ve sistemlerden, dünyayı kuşatan atmosferdeki olaylara, insanın meydana getirdiği toplumlardan, yeryüzünü kaplayan bitki örtüsüne, insan bedenindeki kompleks ve karmaşık sistemlerden, mikro ve makro alemlere, gözle göremediğimiz tüm boyutlara kadar herşeyi her an kontrol eden, gözetleyen, şahit olan, denetleyen Yüce Allah'tır. Hiç kimse Allah'tan bir şey gizleyemez. Gizli anlaşma, plan, sır, tuzak; bunlar Allah Katında asla gizlenemeyecek olaylardır. Herşeyi gören, işiten ve bilen Allah'ın Zatından hiçbir şey gizli kalamadığı için, herkesin yaptığına eksiksiz bir adaletle karşılık verilir. Birçok kişide "Allah'ın kainatı yarattığı sonra herşeyi kendi haline bıraktığı" gibi çarpık bir düşünce vardır. Oysa bu çok büyük bir yanılgı ve zandır.]]></description>
		<link><![CDATA[http://www.basindaharunyahya.com/?Pg=WorkDetail&Number=14096]]></link>
		</item>
		<!--/images/Article/onemli_gercekler__kaderin_yaratilisindaki_hikmeti_gorebilmek_tr.jpg-->
		<item>
		<pubDate>2009-09-17</pubDate>
		<title><![CDATA[Önemli Gerçekler: Kaderin Yaratılışındaki Hikmeti Görebilmek - ÖNCE VATAN]]></title>
		<description><![CDATA[<i>“Kişi dostunu niçin sevmelidir?”
“Onun Rab Teala’ya güzel hizmetini gördüğü için.” </i> Ebu Safvan b. Avane 

<b>Mü'min olanlar, ancak o kimselerdir ki, onlar, Allah'a ve Resûlü’ne iman ettiler, sonra hiçbir kuşkuya kapılmadan Allah yolunda mallarıyla ve canlarıyla mücadele ettiler. İşte onlar, sadık (doğru) olanların ta kendileridir.</b> (Hucurat Suresi, 15)

Allah, Kuran'da, insanların yaşadıkları herşeyin önceden bir kitapta yazılı olarak bulunduğunu şöyle bildirir:

<b>Yeryüzünde olan ve sizin nefislerinizde meydana gelen herhangi bir musibet yoktur ki, Biz onu yaratmadan önce, bir kitapta (yazılı) olmasın. Şüphesiz bu, Allah'a göre pek kolaydır. Öyle ki, elinizden çıkana karşı üzüntü duymayasınız ve size (Allah'ın) verdikleri dolayısıyla sevinip-şımarmayasınız. Allah, büyüklük taslayıp böbürleneni sevmez</b>. (Hadid Suresi, 22-23)]]></description>
		<link><![CDATA[http://www.basindaharunyahya.com/?Pg=WorkDetail&Number=14095]]></link>
		</item>
		<!--/images/Article/hadis-i_seriflerde_cennet_tasvirleri__cennettekilerin_cehennemden_kurtulmus__olmalarinin_sevinci__tr.jpg-->
		<item>
		<pubDate>2009-09-16</pubDate>
		<title><![CDATA[Hadis-i Şeriflerde Cennet Tasvirleri: Cennettekilerin, Cehennemden Kurtulmuş  Olmalarının Sevinci  - ÖNCE VATAN]]></title>
		<description><![CDATA[Kuşkusuz cennet nimetlerinin her biri ayrı ayrı çok mübarek ve değerlidir. Özellikle cehennemin varlığı, cennet ehlinin bu nimetlerden aldıkları zevki kat kat artırır. Çünkü ahirette cennet ve cehennem dışında insanların gideceği başka bir yer yoktur. Dolayısıyla Yüce Allah'ın cennetine kabul etmediği bir kişinin gideceği yer cehennemdir. Allah dünyada insanlara iyi ile kötüyü, güzel ve çirkini, olumlu ile olumsuzu aynı anda göstermektedir. Bu da iman edenlerin kıyas yapmalarına ve güzellikten aldıkları zevkin artmasına vesile olmaktadır. Cennette de Yüce Allah, istedikleri takdirde cennet ehline, cehennemdekilerin durumunu göstererek, onların cennetten aldıkları zevki artırabilir. (Doğrusunu Allah bilir.) Cennet ehlinin cehennem azabından Allah'ın rahmetiyle kurtulmuş olmalarından duydukları sevinç bir hadiste şöyle haber verilir: 

<i>Cennet ehlinden herkes cehennemdeki yerini görür de "Ya Allah bana hidayet vermeseydi?" der ve bu ona şükür olur...</i> [Ramuz el-Ehadis-2, s. 342/1]

Müminlerin içinde bulundukları bu büyük rahmeti ve nimeti haber veren bir diğer hadis şöyledir:]]></description>
		<link><![CDATA[http://www.basindaharunyahya.com/?Pg=WorkDetail&Number=14094]]></link>
		</item>
		<!--/images/Article/sizin_icin_sectiklerimiz__yasamin_amaci_tr.jpg-->
		<item>
		<pubDate>2009-09-16</pubDate>
		<title><![CDATA[Sizin İçin Seçtiklerimiz: Yaşamın Amacı - ÖNCE VATAN]]></title>
		<description><![CDATA[<a href="http://yasaminamaci.com" class="SidesTableText" target="_blank">yasaminamaci.com</a>

Dünyaya gelmeden önce yok olduğunuzu ve yokken bir anda var olduğunuzu hiç düşündünüz mü? Salonunuzda her gün gördüğünüz çiçeğin kapkara, çamurlu bir topraktan, nasıl olup da mis gibi bir kokuyla ve rengarenk çıktığını hiç düşündünüz mü? Hayatınızın büyük bir hızla gelip geçtiğini, bir gün güçten düşerek yaşlanacağınızı, güzelliğinizi, sağlığınızı, gücünüzü yavaş yavaş kaybedeceğinizi hiç düşündünüz mü? Peki ya bir gün, hiç beklemediğiniz bir anda Allah'ın görevlendirdiği ölüm meleklerini karşınızda görerek bu dünyadan ayrılacağınızı hiç düşündünüz mü?]]></description>
		<link><![CDATA[http://www.basindaharunyahya.com/?Pg=WorkDetail&Number=14093]]></link>
		</item>
		<!--/images/Article/allahin_isimleri__gaffar_magfireti_bagislamasi_cok_olan__tr.jpg-->
		<item>
		<pubDate>2009-09-16</pubDate>
		<title><![CDATA[Allah'ın İsimleri: Gaffar (Mağfireti, bağışlaması çok olan)  - ÖNCE VATAN]]></title>
		<description><![CDATA[<b>"Bundan böyle" dedim. "Rabbinizden mağfiret isteyin; çünkü gerçekten O, çok bağışlayandır."</b> (Nuh Suresi, 10)

Allah'ın mağfireti sonsuzdur. O, yarattığı tüm kullarına tevbe ederek arınma imkanı vermiştir. Bir insan, cahilken yaptıklarından dolayı dünyada bağışlanma dileyerek cehennem azabından kurtulabilir. Samimi bir şekilde Kuran'a dönerek Allah'ın emirlerini titizlikle uyguladığı takdirde Rabbimiz'i bağışlayan ve esirgeyen olarak bulacaktır. Allah salih amellerde bulundukları zaman küçük büyük demeden kullarının bütün günahlarını affedeceğini müjdelemiştir. Allah bir ayetinde <b>"Eğer şükreder ve iman ederseniz, Allah azabınızla ne yapsın?…"</b> (Nisa Suresi, 147) diyerek insanlar üzerinde ne kadar geniş mağfiret sahibi olduğunu onlara bildirmiştir. Allah bu gerçeği Kuran'da şöyle bildirmektedir:]]></description>
		<link><![CDATA[http://www.basindaharunyahya.com/?Pg=WorkDetail&Number=14092]]></link>
		</item>
		<!--/images/Article/onemli_gercekler__her_an_biraz_daha_yaklasan_olum_ani_tr.jpg-->
		<item>
		<pubDate>2009-09-16</pubDate>
		<title><![CDATA[Önemli Gerçekler: Her An Biraz Daha Yaklaşan Ölüm Anı - ÖNCE VATAN]]></title>
		<description><![CDATA[<i>"Allah senden bir şeyi almış ise,sabretmen içindir. Sabredersen Allah seni sever. Çünkü O sabredenleri sever."</i> İmam Rabbani

<b>Göklerde ve yerde ne varsa Allah'ındır. İçinizdekini açığa vursanız da, gizleseniz de, Allah sizi onunla sorguya çeker. Sonra dilediğini bağışlar, dilediğini azaplandırır. Allah, herşeye güç yetirendir.</b> (Bakara Suresi, 284)

<b>Her nefis ölümü tadıcıdır; sonra Bize döndürüleceksiniz</b>. (Ankebut Suresi, 57)

Ölüm anınıza doğru bir geri sayım içinde olduğunuzun farkında mısınız? Ölümünüz de yaşamınız kadar kesin bir gerçek. Ancak çoğunlukla insanlar bu durumu görmezden gelirler. Dünya uğraşılarına öyle bir dalmışlardır ki sanki sonsuza dek yaşayacaklarmış gibi bir tutum içine girerler. Bir an için ölüm akıllarına gelse bile hemen unutmaya çalışıp, kendilerini işlerine daha çok verirler.]]></description>
		<link><![CDATA[http://www.basindaharunyahya.com/?Pg=WorkDetail&Number=14091]]></link>
		</item>
		<!--/images/Article/adnan_oktardan_ramazana_ozel__allah_cc_inanan_kullarina_mutlaka_yardim_edendir_tr.jpg-->
		<item>
		<pubDate>2009-09-15</pubDate>
		<title><![CDATA[Adnan Oktar'dan Ramazan'a Özel: Allah (cc) İnanan Kullarına Mutlaka Yardım Edendir - MİLLİ GAZETE]]></title>
		<description><![CDATA[Müminler tüm hayatlarını Allah (cc)’ın rızasını kazanmaya adamışlardır. Bu uğurda her türlü zorluk ve sıkıntıyı göze alabilecek; her türlü fedakarlıkta bulunabilecek şekilde derin bir imana sahiptirler. Gösterdikleri bu yüksek ahlaka karşılık ise dünya hayatında hiçbir karşılık beklentileri yoktur. İman sahiplerinin bu ahlakı büyük bir kararlılıkla yaşamalarının amacı, yalnızca Rabbimiz'in sevgisini, hoşnutluğunu kazanabilmek; O’nun yüceliği karşısında gereken şükrü yerine getirebilmektir. Rabbimiz ise, müminlerin bu güçlü teslimiyet ve bağlılıklarına, en zor anlarında bile Kuran’da bildirildiği gibi <b>"Rabbimiz bize yeter"</b> (Al-i İmran Suresi, 173) diyerek şevk ve azimle çaba harcamalarına karşılık onlara mutlaka yardımını ulaştıracağını vadetmiştir. Rabbimiz'in, kullarına olan bu rahmetini bildirdiği ayetlerden biri şöyledir:

<b>Ey iman edenler, eğer siz Allah'a (Allah adına İslam’a ve Müslümanlara) yardım ederseniz, O da size yardım eder ve sizin ayaklarınızı sağlamlaştırır.</b> (Muhammed Suresi, 7) ]]></description>
		<link><![CDATA[http://www.basindaharunyahya.com/?Pg=WorkDetail&Number=5232]]></link>
		</item>
		<!--/images/Article/hadis-i_seriflerde_cennet_tasvirleri__cennettekilerin_allahin_hosnutlugunu_kazanmis_olmalari_tr.jpg-->
		<item>
		<pubDate>2009-09-15</pubDate>
		<title><![CDATA[Hadis-i Şeriflerde Cennet Tasvirleri: Cennettekilerin Allah'ın Hoşnutluğunu Kazanmış Olmaları - ÖNCE VATAN]]></title>
		<description><![CDATA[Allah cennette kendisinden razı olduğu kulları için sınırsız nimet sunmaktadır. Ancak iman eden müminler için herşeyin üzerinde olan, Allah'ın hoşnutluğunu kazanabilmiş olmalarıdır. Müminler dünyada mallarını, canlarını, sahip oldukları tüm imkanları Yüce Allah'a yakınlaşabilmek ve O'nun rızasını kazanabilmek için ortaya koymuş, tüm hayatlarını O'na adamışlardır. Cennette ise hayatlarının bu amacına ulaşmanın tarifsiz mutluluğunu yaşarlar. Bir ayette Allah'ın hoşnutluğunu kazanmanın ne kadar büyük bir nimet olduğundan şöyle bahsedilir:

<b>Allah, mü'min erkeklere ve mü'min kadınlara içinde ebedi kalmak üzere, altından ırmaklar akan cennetler ve Adn Cennetlerinde güzel meskenler vaadetmiştir. Allah'tan olan hoşnutluk ise en büyüktür... </b>(Tevbe Suresi, 72) 

Kuran'da müminlerin cennette her yönden hoşnut olacakları ise şöyle bildirilir: 

<b>Ey mutmain (tatmin bulmuş) nefis, Rabbine, hoşnut edici ve hoşnut edilmiş olarak dön. Artık kullarımın arasına gir. Cennetime gir.</b> (Fecr Suresi, 27-30) ]]></description>
		<link><![CDATA[http://www.basindaharunyahya.com/?Pg=WorkDetail&Number=14078]]></link>
		</item>
		<!--/images/Article/sizin_icin_sectiklerimiz__yaklasan_olum_ani_tr.jpg-->
		<item>
		<pubDate>2009-09-15</pubDate>
		<title><![CDATA[Sizin İçin Seçtiklerimiz: Yaklaşan Ölüm Anı - ÖNCE VATAN]]></title>
		<description><![CDATA[<a href="http://yaklasanolumani.com" class="SidesTableText" target="_blank">yaklasanolumani.com</a>

Ölümden kaçmaya kimsenin gücü yetmez. O halde her insanın ölüm için hazırlıklı olması gerekir. İnsanın, ölüm gerçeğine hazırlıklı olmak için; Allah Katında sonradan pişman olacağı hiçbir davranışı yapmaması, Allah'ın rızasını, rahmetini ve cennetini kazanmak için her an güzel davranışlarla davranması, Allah'ın emir ve yasaklarına uyması, Boş amellerden yüz çevirmesi, faydalı ve hayırlı işlerde yarışması, dünyevi hırslara kapılmaması nefsinin oyunlarına aldanmaması gerekir.]]></description>
		<link><![CDATA[http://www.basindaharunyahya.com/?Pg=WorkDetail&Number=14077]]></link>
		</item>
		<!--/images/Article/allahin_isimleri__muzekki_her_kusur_ve_ayiptan_manevi_kirlerden_kullarini_temize_cikaran_temizleyen_tr.jpg-->
		<item>
		<pubDate>2009-09-15</pubDate>
		<title><![CDATA[Allah'ın İsimleri: Müzekki (Her kusur ve ayıptan, manevi kirlerden kullarını temize çıkaran, temizleyen) - ÖNCE VATAN]]></title>
		<description><![CDATA[<b>Kendilerini (övgüyle) temize çıkaranları görmedin mi? Hayır; Allah, dilediğini temizleyip yüceltir. Onlar, 'bir hurma çekirdeğindeki iplikçik kadar' bile haksızlığa uğratılmazlar</b>. (Nisa Suresi, 49)

Hatasızlık, kusursuzluk yalnız Allah'a mahsustur. İnsan ise unutabilir, yanılabilir, gaflete düşüp hata yapabilir. Bu durum insanın her konuda aciz olduğunun ve herşeyde Allah'a muhtaç olduğunun bir göstergesidir. Mümine düşen, hata ve günahını fark ettiğinde hemen pişmanlık duyup vazgeçmek, tevbe ederek aynı günahı tekrar işlememeye özen göstermektir. Yoksa kendini hatasız, günahsız göstermek, temize çıkarmak değil. Bir ayette şöyle buyrulur:]]></description>
		<link><![CDATA[http://www.basindaharunyahya.com/?Pg=WorkDetail&Number=14076]]></link>
		</item>
		<!--/images/Article/onemli_gercekler__nezaketli_ve_olgun_bir_tavra_sahip_olmak_muminin_tum_guzel_ahlak_ozelliklerini_daha_degerli_hale_getirir_tr.jpg-->
		<item>
		<pubDate>2009-09-15</pubDate>
		<title><![CDATA[Önemli Gerçekler: Nezaketli Ve Olgun Bir Tavra Sahip Olmak, Müminin Tüm Güzel Ahlak Özelliklerini Daha Değerli Hale Getirir - ÖNCE VATAN]]></title>
		<description><![CDATA[<i>"Tevekkül, kalbin vekil olana itimat etmesidir. Ki, O'nun ilminden ve kudretinden hiçbir şeyin kaçamayacağını bilecek… Yine bilecek ki, O'ndan başkası, ne bir iyi iş yapmaya güçlü, ne de bir kötülük…"</i> İmam Gazali

<b>Allah, yazmıştır: "Andolsun, Ben galip geleceğim ve elçilerim de." Gerçekten Allah, en büyük kuvvet sahibidir, güçlü ve üstün olandır</b>. (Haşr Suresi, 21)

<b>Hayır, kim (güzel davranış ve) iyilikte bulunarak kendisini Allah'a teslim ederse, artık onun Rabbi Katında ecri vardır. Onlar için korku yoktur ve onlar mahzun olmayacaklardır</b>. (Bakara Suresi, 112)

Cahliye ahlakında insanların güzel ahlaka önem vermeleri beklenemez. Böyle bir ahlakı hedeflemek için Allah'tan çok korkmak, Allah'ın sevgisini ve sonsuz dostluğunu kazanmayı çok içten isteyen bir insan olmak gerekir. (<a href="http://darwinizmdini.com" class="SidesTableText" target="_blank">darwinizmdini.com</a>) ]]></description>
		<link><![CDATA[http://www.basindaharunyahya.com/?Pg=WorkDetail&Number=14075]]></link>
		</item>
		<!--/images/Article/hadis-i_seriflerde_cennet_tasvirleri__cennettekilerin_allah’in_yuce_zati’nin_tecellisini_gorebilmeleri_tr.jpg-->
		<item>
		<pubDate>2009-09-14</pubDate>
		<title><![CDATA[Hadis-i Şeriflerde Cennet Tasvirleri: Cennettekilerin Allah’ın Yüce Zatı’nın Tecellisini Görebilmeleri - ÖNCE VATAN]]></title>
		<description><![CDATA[Tüm nimetlerin yanı sıra, Yüce Allah'a olan yakınlıkları, cennet ehlinin sahip oldukları en büyük ve en önemli nimet olacaktır. Peygamber Efendimiz (sav)'in pek çok hadisinde, cennetteki müminlerin Yüce Allah'tan bir lütuf olarak O'nun Zatı'nın bir tecellisini görebilecekleri anlatılır:

<i>Cennet ehli cennete girdiği zaman, Allah Tebareke ve Teala şöyle buyuracak: "Size ilave olarak yapmamı istediğiniz başka bir şey var mıdır?" "Sen bizim yüzlerimizi bembeyaz yapmadın mı? Cehennemden kurtarıp bizi cennete sokmadın mı; (Bundan daha iyi ve fazla ne olabilir ki?)" diyecekler. Bunun üzerine perde kaldırılacak, kendilerine Rableri Tealayı görmekten daha sevimli bir şey verilmediğini anlayacaklar</i>. [Büyük Hadis Külliyatı-5, s. 415/10130]]]></description>
		<link><![CDATA[http://www.basindaharunyahya.com/?Pg=WorkDetail&Number=14073]]></link>
		</item>
		<!--/images/Article/sizin_icin_sectiklerimiz__kuranda_umitvar_olmak_tr.jpg-->
		<item>
		<pubDate>2009-09-14</pubDate>
		<title><![CDATA[Sizin İçin Seçtiklerimiz: Kuran'da Ümitvar Olmak - ÖNCE VATAN]]></title>
		<description><![CDATA[(<a href="http://kurandaumitvarolmak.com" class="SidesTableText" target="_blank">kurandaumitvarolmak.com</a>)

Müminlerin en çok dikkat çeken özellikleri ise asla ümitsizliğe düşmemeleridir. Çünkü ümitsizliğe kapılmak Allah'ın beğenmediği bir davranıştır ve Kuran'da inkarcıların bir özelliği olarak tarif edilmektedir. Çünkü, Allah'ın yardımından, rahmetinden, bağışlayıcılığından ümit kesmek çok çirkin bir tavırdır ve Kuran'da yasaklanmıştır.

İman eden insan imanından kaynaklanan ümitvar ruh haliyle huzurlu ve mutlu bir yaşantı sürer. Kendini Allah'a teslim etmeyenler ise daima ümitsizlik, endişe ve tasa içindedirler.]]></description>
		<link><![CDATA[http://www.basindaharunyahya.com/?Pg=WorkDetail&Number=14072]]></link>
		</item>
		<!--/images/Article/allahin_isimleri__erhamurrahimin_merhamet_edenlerin_en_merhametlisi__tr.jpg-->
		<item>
		<pubDate>2009-09-14</pubDate>
		<title><![CDATA[Allah'ın İsimleri: Erhamurrahimin (Merhamet Edenlerin En Merhametlisi)  - ÖNCE VATAN]]></title>
		<description><![CDATA[<b>Eyüp de; hani o Rabbine çağrıda bulunmuştu: "Şüphesiz bu dert (ve hastalık) beni sarıverdi. Sen merhametlilerin en merhametli olanısın."</b> (Enbiya Suresi, 83)

Yeryüzündeki tüm canlılar gibi insan da ihtiyaç içinde olan bir varlıktır. Yaşamını sürdürebilmesi için her an oluşması gereken pek çok şart vardır. Nefes alabilmesi için oksijene, bedeninin faaliyetlerini sürdürebilmesi için su ve besine ihtiyaç duyar... Yalnızca tek bir insanın fiziksel olarak varlığını sürdürebilmesi bile burada sıralanması mümkün olmayan sayısız detaya bağlıdır. (<a href="http://Darwininbilmedikleri.com" class="SidesTableText" target="_blank">Darwininbilmedikleri.com</a>) ]]></description>
		<link><![CDATA[http://www.basindaharunyahya.com/?Pg=WorkDetail&Number=14071]]></link>
		</item>
		<!--/images/Article/onemli_gercekler__muslumanlar_olene_kadar_imanda_kararlidir_tr.jpg-->
		<item>
		<pubDate>2009-09-14</pubDate>
		<title><![CDATA[Önemli Gerçekler: Müslümanlar Ölene Kadar İmanda Kararlıdır - ÖNCE VATAN]]></title>
		<description><![CDATA[<i>"Doğruluk insanı halis iyiliğe götürür, halis iyilik de cennete kılavuzluk eder. İnsan doğruluk ede ede nihayet bu seciyesiyle sıddık olur. Yalancılık da insanı fucura, şerre götürür. Şerr de cehenneme götürür."</i> Hz. Muhammed (sav)

(<b>Allah'tan) Sakınanlara: "Rabbiniz ne indirdi?" dendiğinde, "Hayır" dediler. Bu dünyada güzel davranışlarda bulunanlara güzellik vardır; ahiret yurdu ise daha hayırlıdır. Takva sahiplerinin yurdu ne güzeldir.</b>  (Nahl Suresi, 30)

Allah'tan korkan müminler kadere her koşulda teslim olmuşlardır. Dünya hayatının geçici olduğunu bildikleri için, sadece ahirete yönelir ve ahirette karşılığını alacaklarını umdukları güzel amellerde bulunmaya çabalarlar. Allah korkusunu, ahireti, dünya hayatının geçiciliğini, Allah'ın rızasına göre yaşamayı kalplerine oturtturamamış insanlar ise, Allah'ın emir ve yasaklarına uymada süreklilik gösteremezler. Örneğin namaz kılmaya başlayıp kısa süre sonra vazgeçer ve ibadetlerinde kararlılık gösteremezler. Bir kişi kaza geçirip kolunun tekini kaybettiğinde Yüce Allah'tan razı olur fakat diğer kolunu da kaybettiğinde sabır gösteremez, isyan eder. İşte bu tür insanlar imanı gereği gibi yaşamazlar.]]></description>
		<link><![CDATA[http://www.basindaharunyahya.com/?Pg=WorkDetail&Number=14070]]></link>
		</item>
		<!--/images/Article/hadis-i_seriflerde_cennet_tasvirleri__cennette_uzuntu_sikinti_gibi__olumsuzluklarin_olmamasi___tr.jpg-->
		<item>
		<pubDate>2009-09-13</pubDate>
		<title><![CDATA[Hadis-i Şeriflerde Cennet Tasvirleri: Cennette Üzüntü, Sıkıntı Gibi  Olumsuzlukların Olmaması   - ÖNCE VATAN]]></title>
		<description><![CDATA[Dünyada zorluk, sıkıntı gibi görünen bir durum ahirette kişinin cennetine vesile olacak bir güzelliğe dönüşebilir. Bunun bilincinde olan müminler, dünyada karşılaştıkları sıkıntı ve zorluk gibi görünen olumsuzlukları imanlarının gücü ile kendilerinden uzaklaştırırlar. Allah'a teslim olmanın, yarattığı herşeyden razı olmanın rahatlığı ve huzuru içinde, karşılaştıkları her olayı Yüce Allah'ın yarattığı bir güzellik olarak değerlendirirler. Bu yüzden cennet umudu taşıyan müminler dünyevi hiçbir şeyi olumsuzluk olarak değerlendirmezler. Cennette ise Yüce Allah'ın rahmetiyle, sonsuza kadar üzüntü, sıkıntı, endişe gibi duygulardan uzak yaşayacaklardır. Hadislerde cennetteki bu nimet şöyle haber verilir:

<i>... Her kaygının da arkası kesilecektir. Cehennem ehlinin kaygısı müstesna...</i> [Ramuz el-Ehadis-2, s. 342/15]

<i>... onlar şöyle diyecekler: "Biz ebedileriz, asla helak olmayız, biz mutlu kişileriz, asla kederlenmeyiz...</i> [(Tirmizi), Büyük Hadis Külliyatı-5, s. 409/10099]]]></description>
		<link><![CDATA[http://www.basindaharunyahya.com/?Pg=WorkDetail&Number=14058]]></link>
		</item>
		<!--/images/Article/sizin_icin_sectiklerimiz__tohum_mucizesi_tr.jpg-->
		<item>
		<pubDate>2009-09-13</pubDate>
		<title><![CDATA[Sizin İçin Seçtiklerimiz: Tohum Mucizesi - ÖNCE VATAN]]></title>
		<description><![CDATA[<a href="http://tohummucizesi.com" class="SidesTableText" target="_blank">tohummucizesi.com</a>

Bitkiler insanların estetik zevkinize hitap etmelerinin yanısıra, nefes almanızı sağlayan atmosferdeki dengeleri, oksijen miktarının yeterliliğini, fazla karbondioksitten zehirlenmemenizi, atmosferdeki nemin rahatsız edici ölçülerde olmamasını, yaşadığınız yerdeki havanın çok soğuk ya da çok sıcak olmamasını yani şu anda pek çok yönden rahat bir yaşam sürmenizi büyük ölçüde bitkilerin varlığına borçlusunuz. Üstelik bitkilerin size olan faydası sadece bunlarla da sınırlı değil. Bütün canlılar gibi siz de yaşamak için ihtiyacınız olan vitaminlerin ve minerallerin çok büyük bir bölümünü bitkilerden karşılıyorsunuz. Her insan tohumu tanır, neye benzediğini bilir, bitkilerin tohumlardan oluştuğundan haberdardır. Ancak nasıl olup da tahta parçasını andıran bir cisimden birbirine benzeyen ya da benzemeyen çeşit çeşit bitkinin çıktığını, bütün bu bitkilere ait bilgilerin tohumlara nasıl yerleştirildiğini, bu bilgilerin nasıl ayrı ayrı şifrelendirildiğini belki de hiç düşünmemiştir. Tohum konusu bu sitede detaylı olarak incelenmekte ve tohumun Rabbimizin yaratma sanatının delillerinden biri olduğu ortaya konmaktadır.]]></description>
		<link><![CDATA[http://www.basindaharunyahya.com/?Pg=WorkDetail&Number=14057]]></link>
		</item>
		<!--/images/Article/allahin_isimleri__dai_cagiran_tr.jpg-->
		<item>
		<pubDate>2009-09-13</pubDate>
		<title><![CDATA[Allah'ın İsimleri: Da'i (Çağıran) - ÖNCE VATAN]]></title>
		<description><![CDATA[<b>Ey iman edenler, size hayat verecek şeylere sizi çağırdığı zaman, Allah'a ve Resûlü'ne icabet edin. Ve bilin ki muhakkak Allah, kişi ile kalbi arasına girer ve siz gerçekten O'na götürülüp toplanacaksınız</b>. (Enfal Suresi, 24)

İnsan her zaman en iyi düşünenin, hayatı ile ilgili en isabetli kararları alanın kendisi olduğunu zanneder. Kendine göre belirlediği bazı kurallar vardır; eğer o kurallar çerçevesinde bir hayat sürdürürse kendisi için 'en iyi olanı' yapmış olacağını düşünür. Oysa bu, birçok insanın içinde yaşadığı ciddi bir yanılgıdır. 
(<a href="http://insankarakterleri.com" class="SidesTableText" target="_blank">insankarakterleri.com</a>) ]]></description>
		<link><![CDATA[http://www.basindaharunyahya.com/?Pg=WorkDetail&Number=14056]]></link>
		</item>
		<!--/images/Article/onemli_gercekler__dunya_hayatinin_gercegi_tr.jpg-->
		<item>
		<pubDate>2009-09-13</pubDate>
		<title><![CDATA[Önemli Gerçekler: Dünya Hayatının Gerçeği - ÖNCE VATAN]]></title>
		<description><![CDATA[<i>"(Ey mü’minler) israf etmeksizin ve kibirlenmeksizin yiyiniz, içiniz, giyiniz, sadaka veriniz!"</i> Hz. Muhammed (sav)

<b>Allah, hiç kimseye güç yetireceğinden başkasını yüklemez.   (Kişinin nefsinin) Kazandığı lehine, kazandırdıkları aleyhinedir...</b> (Bakara Suresi, 286)

<b>Onları yeryüzünde ayrı ayrı topluluklar olarak paramparça dağıttık. Kimileri salih (davranışlarda) bulunuyor, kimileri de bunların dışında olan aşağılıklardır. Onları iyiliklerle ve kötülüklerle imtihan ettik, ki dönsünler. </b>(A'raf Suresi, 168)

<b>... Mü'minleri Kendinden güzel bir imtihanla imtihan etmek için (yaptı.) Şüphesiz Allah, işitendir, bilendir.</b> (Enfal Suresi, 17)]]></description>
		<link><![CDATA[http://www.basindaharunyahya.com/?Pg=WorkDetail&Number=14055]]></link>
		</item>
		<!--/images/Article/sizin_icin_sectiklerimiz__son_peygamber_hz._muhammed_tr.jpg-->
		<item>
		<pubDate>2009-09-12</pubDate>
		<title><![CDATA[Sizin İçin Seçtiklerimiz: Son Peygamber Hz. Muhammed - ÖNCE VATAN]]></title>
		<description><![CDATA[<a href="http://sonpeygamberhzmuhammed.com" class="SidesTableText" target="_blank">sonpeygamberhzmuhammed.com</a>

Peygamber Efendimiz (sav), Allah'ın "<b>… ancak o, Allah'ın Resûlü ve peygamberlerin sonuncusudur."</b> (Ahzab Suresi, 40) ayetiyle bildirdiği gibi insanlar için son peygamber olarak gönderilen, Allah'ın en son hak kitabını vahyettiği, güzel ahlakı, takvası, Allah'a olan yakınlığı ile insanlara örnek kıldığı, Allah'ın dostu, Rabbimiz'in Katında üstünlüğü olan, müminlerin de dostu, en yakını ve velisidir. Peygamber Efendimiz (sav)'in hayatının her anında, müminler için çok güzel örnekler bulunmaktadır. Hz. Muhammed (sav)'in sahabeleriyle olan sohbetleri, onlara hitapları, şakaları, çocuklara olan sevgi ve ilgisi, hanımlarına karşı adaletli, sevecen ve ilgili tavrı, hem ailesi hem de tüm Müslümanlar için örnek bir koruyucu olması, güler yüzü, neşesi, canlılığı, müminlere olan düşkünlüğü ve şefkati, güzel ahlakın ve ideal insan modelinin önemli bir örneğidir. Bu sitede Peygamber Efendimiz (sav)'in Allah'ın hoşnut olduğu güzel hayatından örnekler verilmektedir.]]></description>
		<link><![CDATA[http://www.basindaharunyahya.com/?Pg=WorkDetail&Number=14042]]></link>
		</item>
		<!--/images/Article/hadis-i_seriflerde_cennet_tasvirleri__cennette_anlasmazlik_olmamasi_tr.jpg-->
		<item>
		<pubDate>2009-09-12</pubDate>
		<title><![CDATA[Hadis-i Şeriflerde Cennet Tasvirleri: Cennette Anlaşmazlık Olmaması - ÖNCE VATAN]]></title>
		<description><![CDATA[Cennet ehlinin en önemli özelliklerinden biri de ahlaklarının çok güzel olmasıdır. Bir hadiste cennetteki müminlerin huylarının güzelliğine şöyle dikkat çekilmiştir:

<i>Ben, cennet bahçelerinde, cennetin üstünde ve cennetin alt tarafında birer köşke şu kimse için kefilim ki, o haklı olduğu halde mücadeleyi terk eder, şaka için de olsa, yalanı söylemez ve insanlar(a örnek olması) için ahlakını güzelleştirir.</i> [Ramuz el-Ehadis-1, s. 152/6]]]></description>
		<link><![CDATA[http://www.basindaharunyahya.com/?Pg=WorkDetail&Number=14043]]></link>
		</item>
		<!--/images/Article/allahin_isimleri__muntakim_intikam_alan_suclulari_mustahak_olduklari_cezaya_carpan._tr.jpg-->
		<item>
		<pubDate>2009-09-12</pubDate>
		<title><![CDATA[Allah'ın İsimleri: Muntakim (İntikam alan, suçluları müstahak oldukları cezaya çarpan.) - ÖNCE VATAN]]></title>
		<description><![CDATA[<b>Sonunda Bizi öfkelendirince, Biz de onlardan intikam aldık, böylece onları toplu olarak suda boğduk</b>. (Zuhruf Suresi, 55)

Allah her toplumu, içinde bulunduğu şirk ve dejenerasyondan kurtulabilmeleri için seçtiği elçileri yoluyla uyarır. Söz konusu toplumların bu uyarıları dinlememeleri ve hatta taşkınlıklarını daha da artırarak sürdürmeleri durumunda ise Allah intikam alır. Allah'ın intikamı ise elbette insanlarınkine benzemez:

<b>Şüphesiz küfredenlere de (şöyle) seslenilir: "Allah'ın gazablanması, elbette sizin kendi nefislerinize gazablanmanızdan daha büyüktür. Çünkü siz, imana çağrıldığınız zaman inkar ediyordunuz.</b> (Mümin Suresi, 10)]]></description>
		<link><![CDATA[http://www.basindaharunyahya.com/?Pg=WorkDetail&Number=14041]]></link>
		</item>
		<!--/images/Article/onemli_gercekler__ofke_ve_gerginlik_muslumanin_sakinmasi_gereken_ozelliklerdir_tr.jpg-->
		<item>
		<pubDate>2009-09-12</pubDate>
		<title><![CDATA[Önemli Gerçekler: Öfke Ve Gerginlik Müslümanın Sakınması Gereken Özelliklerdir - ÖNCE VATAN]]></title>
		<description><![CDATA[<i>"Eğer imanın kamil ve kemallerden olmak istersen, kendine tevazuu, alçak gönüllülüğü şiar eyle."</i> İmam Gazali

<b>Eğer onlar yüz çevirirlerse, de ki: "Bana Allah yeter. O'ndan başka İlah yoktur. Ben O'na tevekkül ettim ve büyük arşın Rabbi O'dur."</b> (Tevbe Suresi, 129)

Kuran ahlakından uzak toplumlarda en yoğun yaşanan ve kabul gören özelliklerden birisi öfke ve gerilimdir. Olaylar karşısında öfkelenmek, sinirlenmek normal karşılanan tepkiler olarak görülür. Çevremizde sık sık “üstüne gitme; şu an biraz sinirli; sinirlendi ne yapsın” gibi ifadeler duyarız. Insanların bazıları, günlük olaylar karşısında hemen öfkelenmeye, gerilmeye, sesini yükseltmeye, tartışmaya ve hatta kavga etmeye eğilimlidirler. Bu insanlar, trafikte uzun sure kaldıklarında, alışverişte aldığı ürün kusurlu çıktığında, işyerinde yemeğe planladığı saatte çıkamayıp bir de üstüne birisi kendisinden bir iş istediğinde, eleştirildiğinde, hava sıcakken yürümek zorunda kaldığında, birisi yanlışlıkla bir eşyasına zarar verdiğinde, kısacası karşılaştıkları olayların büyük bir çoğunluğunda öfkelenirler.]]></description>
		<link><![CDATA[http://www.basindaharunyahya.com/?Pg=WorkDetail&Number=14040]]></link>
		</item>
		<!--/images/Article/onemli_gercekler__musluman_israf_etmez__tr.jpg-->
		<item>
		<pubDate>2009-09-11</pubDate>
		<title><![CDATA[Önemli Gerçekler: Müslüman İsraf Etmez  - ÖNCE VATAN]]></title>
		<description><![CDATA[<i>"İnsanlar arasında adalet yapması büyük bir sadakadır"</i>. Hz. Muhammed (sav)

<b>Onlardan bazı gruplara, kendilerini denemek için yararlandırdığımız dünya hayatının süsüne gözünü dikme. Senin Rabbinin rızkı daha hayırlı ve daha süreklidir.</b> (Taha Suresi, 131)

Sahip olduğumuz herşey bize Allah'ın lütfettiği nimetlerdir. Müslüman hayatının her aşamasında, kullandığı her nimetin Allah'ın kendisine armağını, lütfu olduğunu bilir ve nankörlük etmekten şiddetle kaçınır. Allah'ın verdiği her nimeti hakkıyla, layıkıyla kullanır ve israf etmez çünkü Allah israf edenleri sevmez.]]></description>
		<link><![CDATA[http://www.basindaharunyahya.com/?Pg=WorkDetail&Number=14031]]></link>
		</item>
		<!--/images/Article/hadis-i_seriflerde_cennet_tasvirleri__cennette_gece_olmamasi_tr.jpg-->
		<item>
		<pubDate>2009-09-11</pubDate>
		<title><![CDATA[Hadis-i Şeriflerde Cennet Tasvirleri: Cennette Gece Olmaması - ÖNCE VATAN]]></title>
		<description><![CDATA[Gece, dünya hayatında insanlar için bir dinlenme vakti olarak yaratılmıştır. Cennette uykuya ve dinlenmeye ihtiyaç kalmayacağı için, gecenin karanlığına da ihtiyaç olmayacaktır. Cennette gecenin olmadığı hadislerde şöyle bildirilir:

<i>Cennette gece yoktur. O, ışık ve nurdan ibarettir... </i>[Ramuz el-Ehadis-2, s. 366/4]

(<a href="http://Allahayakinolmak.com" class="SidesTableText" target="_blank">Allahayakinolmak.com</a>)
]]></description>
		<link><![CDATA[http://www.basindaharunyahya.com/?Pg=WorkDetail&Number=14035]]></link>
		</item>
		<!--/images/Article/hadis-i_seriflerde_cennet_tasvirleri__dileyen_kisinin_cocuk_sahibi_olmasi_tr.jpg-->
		<item>
		<pubDate>2009-09-11</pubDate>
		<title><![CDATA[Hadis-i Şeriflerde Cennet Tasvirleri: Dileyen Kişinin Çocuk Sahibi Olması - ÖNCE VATAN]]></title>
		<description><![CDATA[Bir kimse çocuk sahibi olmayı isterse, bu da yine cennete uygun bir kolaylık ve mükemmellik içinde gerçekleşir:

<i>Mümin cennette çocuk arzu ettiği zaman; onun hamli, doğması, yaşı bir anda olur.</i> [Tezkire-i Kurtubi-1, s. 55]

Bundan başka cennette çocukların durumu ile ilgili hadislerde şunlar bildirilmektedir:

<i>Müminlerin çocukları cennette bir tepededir. Onlar, kıyamete kadar İbrahim (a.s.) ile zevcesi Sara'nın terbiyesi altındadırlar.</i> [Ramuz el-Ehadis-1, s. 73/2]

(<a href="http://Allahinsonsuzgucu.com" class="SidesTableText" target="_blank">Allahinsonsuzgucu.com</a>)
]]></description>
		<link><![CDATA[http://www.basindaharunyahya.com/?Pg=WorkDetail&Number=14034]]></link>
		</item>
		<!--/images/Article/sizin_icin_sectiklerimiz__seytanin_sistemi_tr.jpg-->
		<item>
		<pubDate>2009-09-11</pubDate>
		<title><![CDATA[Sizin İçin Seçtiklerimiz: Şeytanın Sistemi - ÖNCE VATAN]]></title>
		<description><![CDATA[(<a href="http://seytaninsistemi.com" class="SidesTableText" target="_blank">seytaninsistemi.com</a>)

Siz bu yazıyı okurken sizi gözleyen, sizinle ilgili planlar yapan ve sizi Allah'ın dosdoğru yolundan alıkoymak isteyen önemli bir düşmanınız var. Bu düşmanın tek arzusu, olabildiği kadar çok insanı kendisiyle beraber cehenneme sürüklemek... 

Şeytan var gücüyle insanları Allah'ın yolundan saptırmak için çalışır. Bu nedenle, kullandığı taktiklerin iyi bilinmesi büyük önem taşımaktadır. Böylelikle müminler, Allah'ın izniyle kendileri üzerinde etkisi olmayan şeytanın hilelerini daha çabuk fark edip, onun zayıf düzenini daha etkili bir şekilde bozabilirler.]]></description>
		<link><![CDATA[http://www.basindaharunyahya.com/?Pg=WorkDetail&Number=14033]]></link>
		</item>
		<!--/images/Article/allahin_isimleri__kebir_pek_buyuk_tr.jpg-->
		<item>
		<pubDate>2009-09-11</pubDate>
		<title><![CDATA[Allah'ın İsimleri: Kebir (Pek büyük) - ÖNCE VATAN]]></title>
		<description><![CDATA[<b>O, gaybı da, müşahede edileni de bilendir. Pek büyüktür, Yücedir.</b> (Rad Suresi, 9)

Allah evrendeki tüm canlıları kontrolü altında tutandır; toprağın içine atılan binlerce tohumun ne zaman filizleneceğini, bir kuyrukluyıldızın dünyanın kaç kilometre uzağından geçeceğini, hangi canlının ne zaman doğacağını ve ne zaman öleceğini, atomun çekirdeğinin etrafında durmaksızın dönen elektronların yörüngelerini ve burada sayarak bitiremeyeceğimiz herşeyi bilir. Allah sonsuz büyüklüğü ile yeryüzünde yaşayan tüm insanların aklından geçen düşüncelere, hepsinin bilinçaltına, yaptıkları işlerindeki niyetlerine de hakimdir.]]></description>
		<link><![CDATA[http://www.basindaharunyahya.com/?Pg=WorkDetail&Number=14032]]></link>
		</item>
		<!--/images/Article/hadis-i_seriflerde_cennet_tasvirleri___cennette_istendigi_gibi_suret_degistirebilme_tr.jpg-->
		<item>
		<pubDate>2009-09-10</pubDate>
		<title><![CDATA[Hadis-i Şeriflerde Cennet Tasvirleri:  Cennette İstendiği Gibi Suret Değiştirebilme - ÖNCE VATAN]]></title>
		<description><![CDATA[İnsanlara yüzleri ve fizikleri ile ilgili tercih imkanı sunulsa kuşkusuz herkes kusursuz bir görünüşe sahip olmayı ister. Çünkü insanın ruhu güzellikten zevk alacak şekilde yaratılmıştır ve her zaman en kusursuz olanı, en mükemmeli arar. En ufak bir detaydaki kusur bile gözüne çarpar, dikkatini çeker. Ne var ki insan aradığı kusursuz güzelliği dünyada tam olarak hiçbir zaman bulamaz. Bir kişi dünyanın en güzel insanı da olsa kaçınılmaz olarak yaşadığı acizlikler, hastalıklar ve en önemlisi ölümlü olması onun bu güzelliğine gölge düşürür. Çünkü imtihanın bir gereği olarak dünyada hemen herşey eksik ve kusurlarla birlikte yaratılmıştır. Bu eksik ve kusurların insanların ahirete yönelmeleri ve cennet hayatını özlemeleri açısından çok büyük hayır ve hikmetleri vardır. İnsanın hoşuna giden kusursuzluğun ve güzelliğin gerçek yeri ise cennettir. Allah cennette kişiyi kusursuz güzellikte ve onun en hoşuna gidecek surette yaratacaktır. Üstelik bu güzellik tek bir suretle sınırlı değildir. Allah cennetteki kullarına istedikleri zaman istedikleri sureti seçebilecekleri bir imkan verecek, bu şekilde cennet ehli her istediğinde farklı bir güzelliğe sahip olabilecektir. ]]></description>
		<link><![CDATA[http://www.basindaharunyahya.com/?Pg=WorkDetail&Number=14016]]></link>
		</item>
		<!--/images/Article/sizin_icin_sectiklerimiz__mutasyonlar_tr.jpg-->
		<item>
		<pubDate>2009-09-10</pubDate>
		<title><![CDATA[Sizin İçin Seçtiklerimiz: Mutasyonlar - ÖNCE VATAN]]></title>
		<description><![CDATA[<a href="http://mutasyonlar.com" class="SidesTableText" target="_blank">mutasyonlar.com</a>

Bu sitede detaylı olarak ele alınan mutasyonlar, canlı hücresinin çekirdeğinde bulunan ve genetik bilgiyi taşıyan DNA molekülünde, radyasyon veya kimyasal etkiler sonucunda meydana gelen kopmalar ve yer değiştirmelerdir. Mutasyonlar DNA'yı oluşturan nükleotidleri tahrip eder ya da yerlerini değiştirirler. Çoğu zaman da hücrenin tamir edemeyeceği boyutlarda birtakım hasar ve değişikliklere sebep olurlar.

Dolayısıyla mutasyon, hiç de sanıldığı gibi canlıları daha gelişmişe ve mükemmele götüren tılsımlı bir değnek değildir. Mutasyonların net etkisi zararlıdır. Mutasyonların sebep olacağı değişiklikler ancak Hiroşima, Nagazaki veya Çernobil'deki insanların uğradıkları türden değişiklikler olabilir: <b>Yani ölüler ve sakatlar...]]></description>
		<link><![CDATA[http://www.basindaharunyahya.com/?Pg=WorkDetail&Number=14015]]></link>
		</item>
		<!--/images/Article/allahin_isimleri__kasim_kisimlandiran_riziklari_nimetleri_adalet_hikmet_ve_rahmet_icinde_taksim_edip_herkese_nasibini_veren_tr.jpg-->
		<item>
		<pubDate>2009-09-10</pubDate>
		<title><![CDATA[Allah'ın İsimleri: Kasim (Kısımlandıran, rızıkları, nimetleri adalet, hikmet ve rahmet içinde taksim edip herkese nasibini veren) - ÖNCE VATAN]]></title>
		<description><![CDATA[<b>Senin Rabbinin rahmetini onlar mı paylaştırıyorlar? Dünya hayatında maişetlerini aralarında Biz paylaştırdık ve onlardan bir bölümü (diğer) bir bölümünü 'teshir etmesi için, bir bölümünü bir bölümü üzerinde derecelerle yükselttik. Rabbinin rahmeti; toplayıp-yığdıklarından daha hayırlıdır.</b> (Zuhruf Suresi, 32)

Amazon'da yüzlerce sene dimdik duran ağaçlar, kuzey kutbunda her tarafı buzlarla çevrili bir adada yaşayan penguen sürüsü, çölde 30 senedir hiç kıpırdamadan duran bir kaktüs, yağmur ormanlarında taşıdıkları yapraklardan ürettikleri mantarla beslenen karıncalar ve bunlar gibi milyonlarca yıldır yaşamlarını sürdüren canlılar ordusu...]]></description>
		<link><![CDATA[http://www.basindaharunyahya.com/?Pg=WorkDetail&Number=14014]]></link>
		</item>
		<!--/images/Article/onemli_gercekler__hergun_61_milyon_ekmek_cope_gidiyor_tr.jpg-->
		<item>
		<pubDate>2009-09-10</pubDate>
		<title><![CDATA[Önemli Gerçekler: Hergün 6,1 Milyon Ekmek Çöpe Gidiyor - ÖNCE VATAN]]></title>
		<description><![CDATA[<i>"Kolaylaştırın, zorlaştırmayın; müjdeleyin, nefret ettirmeyin ve işlerde uygunluk gösterin!"</i> Hz. Muhammed (sav)

<b>Şüphesiz Biz, yeryüzü üzerindeki şeyleri ona bir süs kıldık; onların hangisinin daha güzel davranışta bulunduğunu deneyelim diye</b>. (Kehf Suresi, 7)

Toprak Mahsulleri Ofisi (TMO) tarafından hazırlanan <i>"Ekmek İsrafı ve Tüketici Alışkanlıkları" </i>konulu araştırma, ülkemizdeki ekmek israfının hangi boyutlara ulaştığını gözler önüne serdi. Araştırmaya göre, Türkiye'de günde 123 milyon ekmek üretiliyor. Tüketiciler satın aldıkları bu ekmeklerin yaklaşık yüzde 5'ini yani 6,1 milyon adedini israf ediyor. ...ekmeğin en çok israf edildiği yerlerin başında öğrenci yemekhaneleri geliyor. Lokanta ve otellerde ekmek israfı yüzde 3,11, kurum yemekhanelerinde yüzde 2,47, öğrenci yemekhanelerinde ise yüzde 8,62 düzeyinde bulunuyor. Söz konusu israf 450-500 bin ton civarında buğdayın da israfı anlamına geliyor. İsrafın karşılığı ise 900 milyon YTL'ye kadar çıkıyor.']]></description>
		<link><![CDATA[http://www.basindaharunyahya.com/?Pg=WorkDetail&Number=14013]]></link>
		</item>
		<!--/images/Article/sizin_icin_sectiklerimiz__mehdi_deccal_masonluk_tr.jpg-->
		<item>
		<pubDate>2009-09-09</pubDate>
		<title><![CDATA[Sizin İçin Seçtiklerimiz: Mehdi, Deccal, Masonluk - ÖNCE VATAN]]></title>
		<description><![CDATA[<a href="http://mehdi-deccal-masonluk.com" class="SidesTableText" target="_blank">mehdi-deccal-masonluk.com</a>

Bugün, hiçbir bilimsel delili olmamasına karşın evrim teorisi, bütün dünyada kanunlarla korunmakta ve desteklenmektedir. Gençler, bu sapkın teoriyi öğrenmek, öğretmenler de savunmak zorunda bırakılmaktadır. Evrim teorisine karşı gelenler, derhal görevlerinden alınmakta, susturulmaktadır. Çünkü, dünyayı kana bulayan, toplumlara dinsizliği aşılamaya çalışan bu sapkın ideoloji, deccalin, yani masonluğun en önemli kalesidir. Kanlı komünist ve faşist liderlerin bu teoriye kararlılıkla bağlı olmaları ve Darwin'in öğretilerini uygulayarak milyonlarca kişinin kanını döktükleri dikkate alındığında, bu deccal komitesinin dünya çapındaki etkisi anlaşılabilmektedir.  Allah'ı inkar adına ortaya çıkmış olan; insanlara, Allah'a karşı sorumlu olmayan başıboş birer hayvan olduğu telkinini veren, her şeyin tesadüflerle meydana geldiği iddiasını kitlelere yayan ve doğal seleksiyon iddiası ile tüm dünyaya zayıfların yok olması, güçlülerin ise hayatta kalması düşüncesini yayarak 20. yüzyılın başından itibaren bütün dünyayı zulme, dejenerasyona, kitle katliamlarına, savaşlara sürükleyen <b>EVRİM TEORİSİNİN, ASIL KORUYUCUSU, ASIL DESTEKLEYİCİSİ MASONLUKTUR.</b>]]></description>
		<link><![CDATA[http://www.basindaharunyahya.com/?Pg=WorkDetail&Number=14006]]></link>
		</item>
		<!--/images/Article/hadis-i_seriflerde_cennet_tasvirleri___cennette_istenen_seylerin_aninda_olmasi_tr.jpg-->
		<item>
		<pubDate>2009-09-09</pubDate>
		<title><![CDATA[Hadis-i Şeriflerde Cennet Tasvirleri:  Cennette İstenen Şeylerin Anında Olması - ÖNCE VATAN]]></title>
		<description><![CDATA[Dünyada herşeyi sebep sonuç ilişkisi içinde yaratması Yüce Allah'ın bir sanatıdır ve Rabbimiz'in bu tecellileri sonsuzdur. Allah herşeyi istediği anda, istediği şekilde yaratabilir veya dilediği her şekle çevirebilir. Evreni yoktan var eden Allah, dilediği zaman da dünyada kavramaya çalıştığımız kanunları ve sebepleri kaldıracaktır. Salih Müslümanlar cennette akıllarına gelen, hoşlarına giden herşeyi isteyebilecek, istemeleriyle birlikte Yüce Allah'ın izniyle bunlara anında sahip olacaklardır. Gerek kendileri, gerekse çevreleri istedikleri şekil ve surette olacak, her istediklerini yapıp, en zevk alacakları nimetler içinde yaşayacaklardır. Üstelik bunların hiçbiri bir ihtiyacı karşılamak, bir eksikliği gidermek, bir kusuru örtmek amacıyla da olmayacak, sadece Allah'tan bir nimet ve güzellik olarak cennet ehlinin zevk almaları için olacaktır. (Doğrusunu Allah bilir.) Bu konuda hadislerde verilen örneklerden bir kısmı şöyledir:]]></description>
		<link><![CDATA[http://www.basindaharunyahya.com/?Pg=WorkDetail&Number=14007]]></link>
		</item>
		<!--/images/Article/allahin_isimleri__karib_yakin_olan__tr.jpg-->
		<item>
		<pubDate>2009-09-09</pubDate>
		<title><![CDATA[Allah'ın İsimleri: Karib (Yakın olan)  - ÖNCE VATAN]]></title>
		<description><![CDATA[<b>Kullarım Beni sana soracak olursa, muhakkak ki Ben (onlara) pek yakınım. Bana dua ettiği zaman dua edenin duasına cevap veririm. Öyleyse, onlar da Benim çağrıma cevap versinler ve Bana iman etsinler. Umulur ki irşad (doğru yolu bulmuş) olurlar.</b> (Bakara Suresi, 186)

Allah'ı gereği gibi tanımayanlar ve Kuran ayetlerinden uzak yaşayanlar, Allah'ın varlığı hakkında çok puslu, gerçekten yetersiz bilgi ve düşüncelere sahiptirler. Bu kimselere sorulduğu zaman <b>"yeri ve gökleri yaratan Allah'tır"</b> derler. Fakat insanı en ince ayrıntısına kadar planlayıp, en güzel surette yaratan Allah'ın göklerde olduğunu ve kendilerinden çok uzakta bulunduğunu zannederler. Halbuki Allah Katından gönderdiği ayetlerle Kendisi'ni kullarına tanıtır. (<a href="http://Allahvar.com" class="SidesTableText" target="_blank">Allahvar.com</a>) İnsana ne kadar yakın olduğunu Allah Kuran'da şöyle bildirir:]]></description>
		<link><![CDATA[http://www.basindaharunyahya.com/?Pg=WorkDetail&Number=14005]]></link>
		</item>
		<!--/images/Article/onemli_gercekler__muslumanlarin_ustun_ahlaki_tr.jpg-->
		<item>
		<pubDate>2009-09-09</pubDate>
		<title><![CDATA[Önemli Gerçekler: Müslümanların Üstün Ahlakı - ÖNCE VATAN]]></title>
		<description><![CDATA[<i>"Şüphesiz ki bu din kolaylıktır..."</i> Hz. Muhammed (sav)

<b>Bunlar, Allah'a ve ahiret gününe iman eder, maruf olanı emreder, münker olandan sakındırır ve hayırlarda yarışırlar. İşte bunlar salih olanlardandır.</b> (Al-i İmran Suresi, 114)

<b>Allah, mümin erkeklere ve mümin kadınlara içinde ebedi kalmak üzere, altından ırmaklar akan cennetler ve Adn cennetlerinde güzel meskenler vaadetmiştir.Allah'tan olan hoşnutluk ise en büyüktür. İşte büyük kurtuluş ve mutluluk budur</b>. (Tevbe Suresi, 72)

Cennetteki tüm nimetlerden çok daha üstün olan en büyük nimet, Allah'ın rızasıdır. Müminin Allah'ın rızasını kazanabilmiş olmasından dolayı hissettiği sevinç ve huzurdur. ]]></description>
		<link><![CDATA[http://www.basindaharunyahya.com/?Pg=WorkDetail&Number=14003]]></link>
		</item>
		<!--/images/Article/hadis-i_seriflerde_cennet_tasvirleri__cennette_herseyin_esit_olmasi_tr.jpg-->
		<item>
		<pubDate>2009-09-08</pubDate>
		<title><![CDATA[Hadis-i Şeriflerde Cennet Tasvirleri: Cennette Herşeyin Eşit Olması - ÖNCE VATAN]]></title>
		<description><![CDATA[Dünyada herşeyi sebep sonuç ilişkisi içinde yaratması Yüce Allah'ın bir sanatıdır ve Rabbimiz'in bu tecellileri sonsuzdur. Allah herşeyi istediği anda, istediği şekilde yaratabilir veya dilediği her şekle çevirebilir. Evreni yoktan var eden Allah, dilediği zaman da dünyada kavramaya çalıştığımız kanunları ve sebepleri kaldıracaktır. Salih Müslümanlar cennette akıllarına gelen, hoşlarına giden herşeyi isteyebilecek, istemeleriyle birlikte Yüce Allah'ın izniyle bunlara anında sahip olacaklardır. Gerek kendileri, gerekse çevreleri istedikleri şekil ve surette olacak, her istediklerini yapıp, en zevk alacakları nimetler içinde yaşayacaklardır. Üstelik bunların hiçbiri bir ihtiyacı karşılamak, bir eksikliği gidermek, bir kusuru örtmek amacıyla da olmayacak, sadece Allah'tan bir nimet ve güzellik olarak cennet ehlinin zevk almaları için olacaktır. (Doğrusunu Allah bilir.) Bu konuda hadislerde verilen örneklerden bir kısmı şöyledir:

<i>Bir adam Resulullah aleyhissalatu vesselam'a: "Cennette at var mı?" diye sordu. Aleyhissalatu vesselam da: "Allah Teala Hazretleri seni cennete koyduğu takdirde, kızıl yakuttan bir at üzerinde orada dolaşmak isteyecek olsan, o seni istediğin her yere uçuracaktır." buyurdular. Bunun üzerine diğer biri de:  "Cennette deve var mı?" diye sordu. Ama buna Aleyhissalatu vesselam öncekine söylediği gibi söylemedi. Şöyle buyurdular:  "Eğer Allah seni cennete koyarsa, orada canının her çektiği, gözünün her hoşlandığı şey bulunacaktır."</i> [(Tirmizi), Kütüb-i Sitte-14, s. 431/14]]]></description>
		<link><![CDATA[http://www.basindaharunyahya.com/?Pg=WorkDetail&Number=13981]]></link>
		</item>
		<!--/images/Article/onemli_gercekler__hergun_televizyonda_izlediginiz_olum_haberlerinden_birinde_ismi__gecen_yarin_siz_olabilirsiniz_tr.jpg-->
		<item>
		<pubDate>2009-09-08</pubDate>
		<title><![CDATA[Önemli Gerçekler: Hergün Televizyonda İzlediğiniz Ölüm Haberlerinden Birinde İsmi  Geçen Yarın Siz Olabilirsiniz - ÖNCE VATAN]]></title>
		<description><![CDATA[Şu an siz bu satırları okurken aklınızdan öleceğiniz geçiyor mu? Allah dilerse şu anda canınızı alabilir. Acaba ölümüme ne sebep olur diye hiç düşündünüz mü? Belki bir kalp krizi, belki tansiyonunuzun çıkması, belki de güvenli olduğunu düşündüğünüz evinizin balkonunda otururken size çarpan bir kamyon ölüm sebebiniz olabilir. Ya da aylardır televizyonlarda ve gazetelerde gündeme gelen, hergün bir çok insanın ölümüne sebep olan küçücük bir kene ısırığının sebep olmasıyla dünya hayatınız bitebilir. Allah dünya hayatını geçiciliğini ve ölümün herkesin karşılaşacağı kesin bir gerçek olduğunu bir ayetinde şu şekilde bildirmektedir:

<b>Her nefis ölümü tadıcıdır. Kıyamet günü elbette ecirleriniz eksiksizce ödenecektir. Kim ateşten uzaklaştırılır ve cennete sokulursa, artık o gerçekten kurtuluşa ermiştir. Dünya hayatı, aldatıcı metadan başka bir şey değildir.</b> ( Al-i İmran Suresi, 185 )]]></description>
		<link><![CDATA[http://www.basindaharunyahya.com/?Pg=WorkDetail&Number=13978]]></link>
		</item>
		<!--/images/Article/allahin_isimleri__kafi_yeterli_varligi_mevcudatin_butun_ihtiyaclarina_yeten_tr.jpg-->
		<item>
		<pubDate>2009-09-08</pubDate>
		<title><![CDATA[Allah'ın İsimleri: Kafi (Yeterli, varlığı mevcudatın bütün ihtiyaçlarına yeten) - ÖNCE VATAN]]></title>
		<description><![CDATA[<b>Allah, kuluna yeterli değil mi? Seni O'ndan başkalarıyla korkutuyorlar. Allah, kimi saptırırsa, artık onun için bir yol gösterici yoktur</b>. (Zümer Suresi, 36)

Allah'a kesin bilgiyle iman etmeyen insanlar için yeryüzünde korku duyacakları pek çok olay ve varlık mevcuttur. Kimi insanlardan gelebilecek zararlardan korkar, kimi doğa olaylarından, kimi elindeki malların yok olmasından, kimi sevdiği bir yakınını kaybetmekten. Allah kesin bilgiyle iman eden insanlara Kuran'da şöyle buyurur:

<b>"Eğer kesin bir bilgiyle inanıyorsanız (Allah), göklerin, yerin ve bu ikisi arasında bulunanların Rabbidir. O'ndan başka ilah yoktur; diriltir ve öldürür. Sizin de Rabbinizdir, geçmiş atalarınızın da Rabbidir.</b>" (Duhan Suresi, 7-8)]]></description>
		<link><![CDATA[http://www.basindaharunyahya.com/?Pg=WorkDetail&Number=13979]]></link>
		</item>
		
</channel>
</rss>
