ÖNCE VATAN - 16 Nisan 2008
|
 |
 |
 |
Kutlu Peygamber Efendimiz (sav)'in Tavırlarındaki Mükemmellik ve Benzersiz Kalite Anlayışı
Allah Kuran'ın "Gerçekten senin için kesintisi olmayan bir ecir vardır. Ve şüphesiz sen, pek büyük bir ahlak üzerindesin." (Kalem Suresi, 3-4) ayetleriyle Peygamber Efendimiz (sav)'in ahlakını övmüş ve tüm Müslümanlara örnek göstermiştir. Allah bu ayetlerde ayrıca Peygamberimiz (sav) için kesintisi olmayan bir ecir olduğunu bildirmiştir. Bu, Peygamberimiz Hz. Muhammed (sav)'in daima güzel ahlak gösterdiğini, takvadan hiçbir zaman ayrılmadığını gösteren bir bilgidir.
Peygamberimiz (sav)'in de "İmanın kemali, güzel ahlakladır"( G.Ahmed Ziyaüddin, Ramuz El Hadis, 2. cilt, Gonca Yayınevi, İstanbul, 1997, 344/4) sözleriyle belirttiği gibi, imanın en önemli alametlerinden biri güzel ahlaktır. Bu nedenle güzel ahlakın en güzel örneklerini öğrenmek ve uygulamak önemli bir ibadettir.
Devamı >>>
|
|
 |
|
|
 |
|
|
 |
|
|
 |
ÖNCE VATAN - 16 Nisan 2008
|
 |
Allah (cc) Katında Üstünlük Takva İledir
Yaşamlarını sadece dünya hayatının varlığı üzerine kuran kimi insanlar, kişilere üstünlük ve ayrıcalık kazandıracak olan nitelikleri, dünyevi birtakım değerlerle sınırlandırmışlardır. Bir kimsenin mal mülk sahibi, itibarlı olması, belirli bir kariyer ya da şöhret kazanmış olması, daha üstün fiziksel özelliklere sahip olması, bu bakış açısını benimsemiş olan insanlar için büyük önem taşımaktadır. Tüm bunları bir insanın hayatı boyunca elde edebileceği en üst özellikler olarak düşünürler. Eğer kendileri bu kişilerde olan özelliklere sahip değillerse, o kişilere büyük saygı duyar ve onlarla kıyasladıklarında kendilerini onlara göre daha değersiz bulurlar.
Bu üstünlük ölçüleri çeşitli toplumlara göre değişiklik göstermekle birlikte genellikle aynı çerçeve içerisinde kalmaktadır. Oysa Allah (cc) Kuran'da, insanlar için en güzel ve en doğru hükmün Rabbimiz'in hükmü olduğunu bildirmektedir. Kuran'da insanlar arasındaki tek üstünlük ölçüsünün kişilerin takvaları olduğu şöyle haber verilmiştir:
"Ey insanlar, gerçekten, Biz sizi bir erkek ve bir dişiden yarattık ve birbirinizle tanışmanız için sizi halklar ve kabileler (şeklinde) kıldık. Şüphesiz, Allah Katında sizin en üstün (kerim) olanınız, (ırk ya da soyca değil) takvaca en ileride olanınızdır. Şüphesiz Allah, bilendir, haber alandır." (Hucurat Suresi, 13)
Devamı >>>
|
 |
 |
|
 |
|
|
 |
ÖNCE VATAN - 9 Nisan 2008
|
 |
 |
 |
Müslümanlar Boş Konuşmalardan Kaçınırlar
Allah (cc) Kuran'ın bir ayetinde iman edenler için, "Onlar, 'tümüyle boş' şeylerden yüz çevirenlerdir." (Müminun Suresi, 3) şeklinde buyurmuştur. 'Boş işlerden ve boş sözlerden yüz çevirmek' önemli bir mümin özelliğidir. Bir başka ayette de Allah (cc), "Ki onlar, yalan şahidlikte bulunmayanlar, boş ve yararsız sözle karşılaştıkları zaman onurlu olarak geçenlerdir." (Furkan Suresi, 72) sözleriyle, müminlerin böyle bir tavır ile karşılaştıklarında onur ve asaletlerinden ödün vermediklerine ve bu ahlakı yaşayan insanlara uyum sağlamadıklarını belirtmiştir.
Boş sözlere dalmak ya da boş işlerle oyalanmak, cahiliye toplumlarında sıkça görülebilen tavırlardır. Kendilerine dünya hayatının menfaatleri dışında büyük idealler edinmeyen kimi insanlar, bu hataya sıklıkla düşebilmektedirler. Hayatını Allah (cc)’ın rızasını kazanmaya adamayan bir insanın, tüm günü hiçbir fayda sağlamayan programlar izleyerek televizyon karşısında geçirmek, amaçsızca ve saatler süren telefon konuşmalarında ya da ev sohbetlerinde küçük büyük her konudan şikayet edip yakınmak, dedikodu yapmak, çözümsüzce insanların kusurlarını dile getirmek gibi faaliyetlerle vaktini hikmetsizce harcadığına sıkça rastlanır. Allah (cc), Kuran'ın "Onların kalpleri tutkuyla oyalanmadadır..." (Enbiya Suresi, 3) ayetiyle, bu kimselerin kalplerinin dünya hayatına dair işlere karşı tutku dolu bir oyalanma içerisinde olduğunu bildirmiştir.
Devamı >>>
|
|
 |
|
|
 |
|